Burano Adası

Venedik’in kuzeyinde yer alan Burano Adası, özellikle fotoğraf çekmeyi sevenler iiçin ideal bir destinasyon.

Birbirine köprülerle bağlı 4 adadan oluşan Burano Adasının geçim kaynağı balıkçılık ,dantel ve hediyelik eşyadır.

Adanın geçmiş tarihi Roma İmparatorluğu dönemi’ne kadar uzanıyor. Ancak buranın dünya çapında popüler olması 15. ve 16. YY’ları bulmuş. O dönemde adalı kadınların el sanatı dantelleri ,ince işçiliği ile özellikle Avrupa aristokrasisi tarafından çok ilgi görüyormuş. Böylece Burano Adası’nın ünü tüm dünyaya yayılmış.

Lafı daha fazla uzatmadan bu güzel adanın sizlere sunacağı güzelliklere geçeyim.

Baldassare Galuppi Meydanı‘na geçerek gezmeye buradan başlayabilirsiniz.

-Meydanda Scuola del Merletto Dantel Okulu ve yanındaki müzeyi ziyaret edebilirsiniz.
-Baldassare Galuppi Meydanı’ndaki eğik çan kulesiyle ünlü, 15. y.y’dan kalma San Martino Kilisesi‘ni gezebilirsiniz. Kiliseye giriş ücretsiz ve akşam saat 19:00’a kadar açık.
-Yürümeye adayı ortadan ikiye bölen Baldassare Galuppi Caddesi‘nden başlamalısınız. Bu cadde üzerine sıra sıra renkli evlere bakarak, fotoğraf çekebilirsiniz.

Burano Adasın’a Nasıl Gidilir?

Venedik Lagünü’nün kuzeyinde bulunan Burano Adası’na sadece deniz yoluyla ulaşmanız mümkün. Rehberli özel tur paketlerini seçebilisiniz. Bu turlar aşağı yukarı 4,5 -5 saat sürüyor.
Tur almadan kendiniz bağımsız gezmeyi arzu ederseniz, en uygun fiyatlı ve kolay ulaşım vaporetto ile gitmektir. Fondament Nove Durağı’ndan her yarım saatte bir vaporetta kalkıyor. 12 numaralı vaporettoya binerseniz yaklaşık 45 dakikada Burano Adası’na ulaşmış olursunuz. Bu vaporetto, öncesinde Murano Adası‘nda da duruyor. Dolayısıyla önce Murano Adası, sonra da Burano Adası turu da yapabilirsiniz.

Dünyanın En Büyük Gölleri

Dünyanın en güzel doğal oluşumlarından biri olan göller, devasa boyutları ve sundukları görkemli manzaraları ile doğa  hayranlarının ruhunu tazeliyor. Yaban hayat açısından büyük önem taşıyan göller aynı zamanda bulundukları bölgeye tarım, turizm ve  ekonomik anlamda oldukça büyük katkı sağlıyor.

Dünyanın bir çok yerinde, boyutu oluşumu ile ilgi çeken bu göller, doğa  gezgini için paha biçilmez bir seyahat noktası oluyor. Bu yazımda dünyanın en büyük gölleri arasından seçtiğim 5 favoromi paylaşacağım .

1-Hazar Gölü

Büyük denizlerle ve okyanuslarla hiçbir  bağlantısı olmayan Hazar Gölü, pek çok bilim adamına  göre iç deniz olarak kabul edilmektedir. Göl ve deniz özelliklerini bir arada bulunduran göl yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük gölüdür. Hazar Gölü Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan ve İran ile çevrilmiştir. Uzunluğu 1210 kilometre  , genişliği 210-436 kilometredir. Diğer deniz ve okyanusla bağlantısı olmadığı için su seviyesi farklılık gösterir.

2-Michigan Gölü

Michigan dünyanın ikinci ABD en büyük gölüdür. Tamamı ABD’de sınırları içinde olan tek göldür. Göl  Wisconsin, Michigan, Indiana ve Illinois sınırları arasında yer alıyor. Deniz seviyesinden 176 m yüksekte olan Michigan Gölü’nün  en derin noktası 281 metredir. Kapladığı alan  58.016 kilometrekaredir.

3-Viktorya Gölü 

Viktorya Gölü Afrika’da Tanzanya, Uganda ve Kenya toprakları içerisinde yer alıyor. Afrika kıtasının da en büyük dünyanın da en büyük ikinci tatlı su gölüdür. 68.422 kilometrelik alana yayılan göl, Nil Nehri’nin en önemli su kaynağıdır. 

4-Tanganyika Gölü

Tanganyika ,Afrika’nın en derin aynı zamanda en büyük ikinci gölüdür. 32.893 kilometrekarelik alana yayılan göl Tanganyika Gölü  ve Burundi, Kongo, Tanzanya, Zambiya sınırları arasında yer alıyor.

5-Baykal Gölü

Sibirya’nın güneyinde yer alan Baykal Gölü’nün yüzölçümü 31.722 kilometrekaredir. Deniz seviyesinin 1285 km altında bulunan göl  Dünyanın en derin gölü olarak da kabul ediliyor.

Alanya’nın Muhteşem Mağaraları

Muhteşem coğrafyası ve doğal güzellikleri ile Türkiye’nin görülmeye değer destinasyonları arasında bulunan Alanya, diğer bir adıyla “Güneşin gülümsediği yer” ülkemizin  güney sahillerinde konumlanıyor.

Antalya’ya yakın olmasıdan dolayı turistler tarafından oldukça yoğun ilgi görüyor. Alanya, denizi,güneşi, plajları yanı sıra içinde barındırdığı tarihi mirası ile de dikkat çekiyor.

Kültür turizmi ve  deniz tatilini’nin keyfini aynı anda çıkarabileceğiniz Alanya’da gezilecek doğal yerler açısından da birçok alternatif sunuyor. Doğa oluşumları sonucu meydana gelmiş mağaralar bunlardan biri.

Damlataş Mağarası

Tarihi Alanya Kalesi’nin batı kıyısında yer alan Damlataş Mağarası’nın duvarlarındaki çatlak yüzeyler ve sarkıtlar, yüzey sularının ve deniz dalgalarını aşındırması neticesinde olmuştur.  22 derece değişmeyen sıcaklıkta ki mağaranın, astımlı  hastalara da şifa olduğu söyleniyor.

Dim Mağarası

Çam ormanları ve çınar ağaçları ile kaplı olan Dim Mağarası,Alanya’nın 12 kilometre doğusunda bulunan Cebel-i Reis Dağı’nın yamacında yer alıyor.Mağaranın denizden yüksekliği 232 metredir. 1998 yılında ziyarete açılan mağara Türkiye’nin ikinci büyük mağarasıdır. Dağın içinden ilerleyen iki koldan oluşuyor. Kollardan biri 360, diğeri 50 metre uzunluğunda .

Fosforlu Mağara

Damlataş Mağarasının olduğu bölgede sadece deniz yolu  içine girilebilen Fosforlu Mağara, görüntü itibariyle ilgi çekicidir.  Mağaranın yüzeyindeki fosfor parıltılar gece mağarayı büyüleyici bir güzellikte aydınlatıyor. Fosforlu renginden dolayı fosforlu Mağara olarak anılmaktadır.  Bu yansımalara gündüzleride fark ediliyor

Türkiye UNESCO Dünya Mirası Listesi

Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunması  amacıyla  bir takım  kriterler doğrultusunda UNESCO Dünya Mirası Listesi, oluşturulmaktadır. Amaç evrensel değerleri sahip çıkma, korumak  ve yaşatmaktır.

Değerlendirmeler sonucu  Dünya Mirası Listesi’ne 1073 kültürel ve doğal alan kaydedilmiştir. 17 tanesi Türkiye’de yer alıyor.  Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde korunan bu alanlardan en önemlilerini sizler için sıraladım.

İstanbul 

Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan bu tarihi kent 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edilmiştir. MÖ 7. Yüzyılda kurulan Şehir, Sultanahmet Sit Alanı, Süleymaniye Koruma Alanı, Zeyrek Koruma Alanı ve İstanbul Kara Surları koruma alanı ile  4 bölge olarak  UNESCO Dünya Mirası Listesinde alınmıştır.

Safranbolu 

Batı Karadeniz’de yer alan tipik bir Anadolu kenti olan Safranbolu UNESCO Dünya Mirası Listesine 1994 yılında girmiştir.Koruma altındaki geleneksel evleri, çarşıları, taş konaklardan dönüştürülen otel ve restoranları ile büyüleyici bir yerdir.

Efes Antik Kenti, İzmir’e bağlı Selçuk ilçesinde yer alan Efes Antik Kenti, Meryem Ana Evi, Çukuriçi Höyük ve  Ayasuluk Tepesi ile bir bütündür. Bölgenin önemli turistik yerlerinden biri olması sebebi ile  yılın her döneminde yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor.

Troya Antik Kenti 

Çanakkale’de ilimizde yer alıyor. 1998 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine alınan Troya , Dünyanın en ünlü antik kentlerinden biridir. Troya’nın MÖ 3. yüzyılda kurulduğu düşünülüyor.

Ani Arkeolojik Alanı

2016 yılında UNESCO listesine giren Ani Arkeolojik Alanı , İpek Yolu’nun bir kısmıdır. Sanatın ve mimarinin yüzyıllardır canlı olduğu bir coğrafyadır.

Nemrut Dağı 

Adıyaman ilimizde bulunan Nemrut Dağı 1987 yılında UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır. Büyüleyici  heykelleri ve metrelerce uzunluktaki kitabeleri ile ünlüdür. Gün doğumu ve batımının  en güzel şekilde izlendiği bu muhteşem yeri mutlaka görmelisiniz.

Kapadokya ve Göreme Milli Parkı

Kapadokya ve Göreme Milli Parkı 1985 yılında UNESCO Mirası listesine eklenmiştir. Doğal oluşumu nedeniyle dünyaca tanınan Göreme ve Kapadokya,  Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri, Soğanlı Arkeolojik Alanı, Göreme Milli Parkı, Karlık Kilisesi, Yeşilöz Theodoro Kilisesi ve Karain Güvercinlikleri ile önemli bir doğal ve kültürel mirastır.

Geleneksel Japon Banyoları

Japon banyosu geçmiş tarihten buyana  Japon kültürünün önemli bir parçası olmuştur. Geleneksel Japon hamamları, çoğu insanın evinde  banyo yapma imkânı bulunmadığı için kullanılmıştır.

Eski tarihlerde , Japonya’da her mahallede, halkın  banyo yapabileceği ve çamaşırlarını yıkayabilecekleri halka açık hamamlar vardı.

20. yüzyılın sonlarına doğru işletme maliyetlerinin yüksek olması  ve müşteri sayısının düşmesi nedeniyle kapanmaya başladı.

Bu hamamlar  cinsiyete göre ayrılırken,gelen misafirlerin çıplak yıkanmaları zorunlu kılınıyor. Gelen yabancı turistlerin bir kısmı bu zorunluluğu kabul etmediği için hamamdan vazgeçiyor.

iki farklı tarzda japon hamamı

Onsen

Japon onsen, yabancıların ve yerli halkın banyo alabileceği geleneksel, jeotermik olarak ısıtılan bir kaplıca türüdür. Japonya’da binlerce onsen vardır v otellerde ve kaplıcalarda da bulabilirsiniz

Onsen cinsiyete göre ayrılıyor.Burada  yine de tüm kıyafetlerinizi çıkarmanız  yani Japon banyosu görgü kurallarına göre yüz havlusundan başka bir şeyle girmemeniz gerekiyor .

Sentō

Ateş  veya elektrikle ısıtılan normal musluk suyundan oluşan bir banyodur.Bir çok insan volkanik doğal kaynaklı onsen banyolarının kırsal bölgelerde yer almasından dolayı kolay erişemiyor. Bu yüzden  büyük şehirlerdeki mahallelerde  su ısıtma sistemine sahip hamamlar yer alıyor.

Kilimanjaro Dağı

Kaşif tarafınız ‘’ Hadi kalk yollara düş, yeni maceralara çık.’’ diyorsa, size bir önerim var. Biraz yükseklere çıkmaya ne dersiniz? Akciğerlerinizi test edebileceğiniz ve keşif hayatının tadına varabileceğiniz Kilimanjaro Dağı tam size göre!

Kilimanjaro Tırmanış

Afrika kıtasının en yüksek dağı olan Kilimanjaro, Tanzanya Kilimanjaro Ulusal Parkı içerisinde bulunuyor. 5.895 metre olan bu dağ aynı zamanda, dünyanın en uzun yürünebilir dağı. Dağcılık eğitimi gerekli olmasa da zinde olmanız gerekli. Eğer kendinizi zinde hissetmiyorsanız gitmeden birkaç ay önceden dayanıklılık üzerine çalışmalara başlamak iyi olacaktır. Yükseklikte efor sarfetmek vücudu farklı şekillerde etkileyebileceğinden tıbbi muayeneden geçmeniz de tavsiye edilir. 

 

Kilimanjaro Dağı’nda yürürken beş ayrı iklimle karşılaşacaksınız. Bu yüzden sırt çantanızı iyi hazırlamanız gerekli. Çantanızda ihtiyacınız olabilecek her şeyi bulundurmanın yanı sıra hafif olmasına da dikkat edin. Hem sıcakla hem soğukla yüzleşeceğinizden güneş kreminizi ve sıcak tutan kıyafetlerinizi almayı unutmayın.

Tüm yıl boyunca Kilimanjaro Dağı’na tırmanmak mümkündür. Ocak – Mart ayları arası hava biraz daha serindir fakat diğer aylara nazaran daha az insan yoğunluğu olur. Haziran – Ekim ayları daha sıcak ve daha keyiflidir fakat kalabalıktır da.

Kilimanjaro’ya bir rehber eşliğinde tırmanmak zorunludur. Maliyetten çok güvenliğe önem vermeniz önemlidir. Organize turlar ile iyi bir deneyim elde edinebilirsiniz.

Ucuza Estonya

Estonya, muhtemelen çok bilmediğimiz en büyülü yerlerden biridir. Kuzeydoğu Avrupa’da bulunan bu küçük, ormanlık  şehirde kendinizi masal diyarında hissedeceksiniz.

Doğu ve İskandinav kültürlerinin karışımı ve bozulmamış ormanlarıyla tanınan Estonya, seyahat listenizde yer almalı.

Estonya  popüler Avrupa başkentlerine yakın olması  ve uygun maliyetli konaklama olanakları ile cazip bir seyahat noktası. Bu büyüleyici ülkeyi uygun bütçe ile gezmek için bazı ipuçları paylaşacağız.

Estonya’da uygun fiyatlı konaklama

Uygun fiyalı konaklama bulmak için tavsiyem turist gibi davranmayın. Otelleri bırakın ve bir misafirhanede veya oda ve kahvaltı seçeneklerine göz atın. Yaklaşık 10 USD’dan  başlıyor.

Kamp yapmak sizin yaşam tarzınıza uyuyorsa, yaz aylarında sıcaklığın gündüz ılıman ve gecelerin serin olduğu Estonya’ya seyahat edebilisiniz. Gecelik sadece 5 USD’den başlayan düşük fiyatlı  kamp alanları bulmanız mümkündür.

Diğer seçenekler arasında günlük 30 USD civarında olan tatil evlerini tercih edebilisiniz.

Etkinlikler 

Estonya toprakları, yaklaşık olarak % 50’si ormanlardan ve doğal manzaralardan oluşuyor.

Peki bu ne demek? Kendinizi özgür hissedeceğiniz bir çok etkinlik ve doğa sporuna imkan tanıyor.

Ülke bir çok ulusal park ve doğal  koruma alanlanı mevcut.  Tek yapmanız gereken, park türünü ve bölgeyi seçin 

Eğer doğa sporları ve aktiviteleri sana uygun değilse, bütçeni sarsmadan yapacak çok şey var. Açık hava sanat galerilerini ve müzeleri gezebilirsiniz. Antik kale ve  tarihi kiliselere gidin. Şehirde düzenlenen ücretsiz festivallere katılın..

Ucuz Maliyetli Viyana

Batı Avrupa her zaman çok pahalı değil, bazı temel kurallara uymamanız durumunda seyahatiniz düşündüğünüzden daha pahalıya çıkabilir. Bu önemli noktalara dikkat etmeniz sadece   tasarruf etmenizi sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda Viyana’yı daha iyi tecrübe etmenizi sağlayacak.

Döviz

En iyi döviz kurları, düşük komisyon ve daha az risk için mümkün olduğunca kredi kartı kullanın. Seyahat etmeden önce Euro cinsinden harcama yapacağınızı  bankanıza bildirin
Viyana’ya gitmeden önce yerel döviz ofislerinden Euro alarak,% 7-8 oranında tasarruf edebilirsiniz.

Restoranlar
Musluk suyu, içmek tamamen güvenlidir. Hem restoranlarda hem otellerde  şişe su oldukça pahalıdır.Bazı  restoranlar  çok iyi öğle yemeği menüleri sunuyor.genellikle size 7  ile 9 euro  arasında değişiyor. Marka şarap yerine yerel şarapları içebilirsiniz.  Aynı şekilde fıçı bira da şişelenmiş biradan  çok daha uygun fiyatlı olabilir.
Önemli turistik merkezlerde yemek yemekten kaçının.

Telefon
Otel telefonundan mümkünse arama yapmayın . cep telefonunuzdan arama yapmak muhtemelen daha ucuza gelebilir.
Telefonunuzdan arama yapmak  için önceden uygun yurtdışı paketleri kullanın.

Alışveriş
Bir mağazadan toplam175 Euro’dan fazla bir harcama yaptıysanız  satıcıdan vergi iadesi geri ödeme formu alın. İmzalı olduğundan emin olun.Havaalanında vergi iadesi ofisine giderek satın aldığınız ürünün  % 12 vergi tutarını geri alın
Bir daire kiraladıysanız  yiyeceklerinizi  yerel pazarlardan satın alın. Ucuz, taze ve eğlenceli olduğu kesin.

Bedava internet
Ücretsiz Wi-Fi kullanmaya çalışın.

Konaklama
Bir otel odası yerine bir daire kiralamak daha hesaplı.Kendi yemeğinizi pişirebileceğiniz bir mutfağınız olacağından tasarruf etme şansınız da olacak.
Toplu taşımayı kullanmak yerine semtler  arasında yürüyün.

Müzeler
Birçok müzeyi ziyaret etmeyi planlıyorsanız, Viyana Kartı almalısınız.

Kore’de Ne Yenir?

Kore mutfağı kendine özgü lezzetleri barındırsada  günümüzde farklı kültürlerin etkilerini de  içeriyor. Sebze ağırlıklı ve düşük kalorili yemeklerinde sarımsak ve kırmızı biber oldukça yaygın kullanılıyor. Baharatlı ve acı yemekler ön planda. Pirinç, noodle, tofu, sebze ve kümes hayvanları en en fazla tüketilen yiyecekler.

Neyse ki, Kore yemekleri diğer mutfaklara göre  son derece ucuz ve lezzetli, Güney Kore’ye  seyahat ettiğinizde yemek maliyetleriniz düşebilir. İşte Güney Kore’de dikkat etmeniz gereken bazı noktalar ve akılda tutulması gerekenler.

Nelere dikkat etmeliyim ?

Güney Kore’de satın aldığınız her şeye vergiler dahil edilmiştir. Yemeğinizi nerede ve nasıl alırsanız alın ek bir ücret veya teslimat ücreti alınmaz.

Kore’de en iyi ve en eşsiz yiyeceklerden bazıları sokak satıcılarında bulmanız mümkün.Genellikle çok uygun fiyatlı 

Baharat soslu balık köftesi (gochujang) pirinç keki türünde tteokbokki’ye  Kore’de en yaygın satılan atıştırmalıktır 1,75 – 2,60 $ civarında 

Yumurtalı  ekmeği – içinde fırında kızarmış yumurta bulunan tatlı mısır ekmeğininin içinde fırında kızarmış yumurta, yer fıstığı ve balla doldurulmuş donut benzeri bir tatlı olan hodduk yaygın. 

Çubuk veya şiş üzerine geçirilmiş yemekleri tercih edebilisiniz. Kızarmış balık köftesi,  patates kızartması ile kızarmış kalamar alabilirsiniz. Kızarmış kalamar biraz daha pahalı olabilir( 6 $ – 7 $)

 7-Eleven Bu marketlerin çoğunda taze hazırlanmış yiyecekler yaygındır. Tam olarak restoran kalitesinde olmasada oldukça lezzetli olabiliyor. Aynı zamanda tasarruf etmenizi sağlayacaktır.

Kore’de her türlü batı mutfağı restoranı bulabilisiniz. Hamburger, makarna, pizza, biftek, kızarmış tavuk Kore Mutfağında yer alıyor. Ancak maliyetli olabilir. 20 $ -30 $ bir pizza yada bir tabak makarna alabilirsiniz.

Honolulu

Hawaii nin başkenti Honolulu, Milyonlarca yıl önce Wai’anae Volkanın patlaması sonucu oluşan Oahu adasında yer alıyor. Şehir volkanik yapısından dolayı muhteşem görüntülere sahip.Geniş caddeleri, sahilleri ve yüksek binaları ile modern bir görünüme sahip. Kent çok kültürlülüğün sonucu sanat ve kültürel alandaki  zenginlikleri ile  dikkat çekiyor. Gezilecek bir çok yere sahip olması  gelen ziyaretçileri mutlu ediyor.

 

Gezilecek Yerler

Peral Harbo; Amerika Birleşik Devletleri’nin II. Dünya savaşına girmesine neden olayların yaşandığı bölge.

 

Waikiki; Uzun kumsalı çevreleyen oteller, restoranlar ve gece hayatı ile kentin en önemli cazibe merkezi

 

Ala Moana Park  Denize kıyısı olan 100 dönümlük şehir parkı.Denize girmek ve yürüş yapmak için  harika bir yer

 

USS Arizano Anıtı;  1941 yılında Japon saldırısında batırılan geminin kalıntılarını içeriyor. Ölen 1.177 askeri anmak ve unutmamak adına 1962 yılında Arizona Anıtı olarak ziyarete açılmış.

 

Diamond Krateri; Doğa gezginleri için harika bir yer. Hawai’nin simgesi olan krater 360 derecelik muhteşem okyanus ve ada manzarası sunuyor

 

Foster Botanik Bahçeleri  Kraliçe Kalama’nın 1853 yılında bağışladığı 4,6 dönümlük bahçede çeşitli egzotik bitkilerin yanı sıra çok sayıda ağaç bulunuyor.

 

Lyon Arboretum ve Manoa Vadileri; Doğa yürüyüşlerini seven gezginler  için oldukça ideal olan bu vadiler, bir çok farklı bitki ve hayvan türlerini  barındırıyor.

 

Iolani Sarayı; Geçmiş tarihlerde Hawai Krallığı’nı yöneten hükümdara ev sahipliği yapmış saray 1893 yılından buyana hükumet binası olarak hizmet veriyor.

 

Pasifik Hayvancılık Müzesi  II. Dünya Savaşı ve Pearl Harbor olayları temalı müzede savaş sırasında kullanılan eşyalar ve uçaklar sergileniyor.