Prizren

”Şu Prizrenin egri bügri yolları kalaya bakar aman…” Prizren’i anlatan ‘ne güzel bir türküdür.

Genç ülke Kosova’nın güney batısında bulunan Prizren, küçük bir şehir  olmasına rağmen, tarihi dokusu ve doğal güzellikleri ile görülmeye değer.Turistik açıdan çok gezilecek yer olmasada, Osmanlı döneminden kalma tarihi anıtları, eski sokakları, köprüsü, kalesi ve yemekleri için bir gününüzü ayırabilirsiniz. Haydi  Prizren’ e…

Taş köprü

Şehri ikiye bölen taş köprü, tarihi dokusu ile Akdere Nehri üzerinde yer alıyor. Geçmiş yıllarda sel felaketinden dolayı zarar görünce, orjinaline uygun olarak tekrar yapılmış.Taş Köprü, Prizren’in sembolü olarak bilinir. Köprü ve nehir kenarında bir çok restoran ve kafe bulunuyor.  Böylesi güzel bir manzaraya karşı bir kahve içmek oldukça keyifli olacaktır.

Prizren Kalesi

Şehrin en yüksek tepesinde konumlanmış kale, Orta Çağ dönemine ait . Osmanlı hakimiyetinde kale eklemelerle büyütülmüş. Kalenin içinde görebileceğiniz bir şey yok ama şehir manzarasını seyretmek için çıkabilirsiniz.

Şadırvan

Şehrin tam merkezinde bulunan şadırvanın çeşmesinden su içmeden geçmeyin. Bu çeşmeden su içen tekrar Prizren’e gelirmiş. Şadırvan meydanında bir çok cafe ve restoran bulunuyor.  Bu restoranlarda Prizren’in eşsiz yöresel yemekleri bulabilirsiniz. Börekleri meşhurdur yemeden dönmeyin derim.

Aziz Nikolas Kilisesi

1332 yılında inşa edilen Sırp  Ortadoks Kilisesi 1970 yılında çıkan ayaklanmalarda hasar görmüş. 2005 yılında restore edilmiş.Prizren de  gezilecek tarihi anıtlar arasında yer alıyor.

 

 

 

Viyana’da Vals

Avusturya‘nın başkenti Viyana, Avrupa’nın en önemli kültür, sanat ve müzik merkezidir. Yıl boyu bir çok festival, konser ve gösteriye ev sahipliği yapıyor. Muhteşem opera binaları , sarayları,  göz alıcı mimarisi ile insanı büyüleyen güzellikte. Tarihe tanıklık etmiş birbirinden görkemli saraylar, en çok beğeneceğiniz yerler arasında. Avusturya baloları ile ünlü, köklü bir tarihe sahip.Yıl içerinde 400den fazla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Peki bu kış Viyana’da vals yapmaya ne dersiniz?

Yılbaşı Balosu

Her yıl Viyana Belediye Salonu’nda düzenlenen Yılbaşı Balosu, muhteşem kostümleri, dansları ve müzikleri ile büyüleyici bir atmosfer yaratır. Uluslararası  sanatçıların ve üst  düzey konukların katılımı ile Tv’de canlı olarak yayınlanır.

Viyana Opera Balosu

Her yıl 28 Şubat’ta düzenlenen Viyana Opera Balosu Avusturya’nın en önemli etkinliğidir. Açılış galasına Viyana bale ve operasının yıldızları da dahil olmak üzere, bir çok ünlü katılıyor. Dünya’nın dört bir yanından gelen konuklar vals yapmak ve muhteşem atmosferin tadını çıkarmak için Viyana’da buluşur. Balo için bilet bulmak oldukça zordur.Bir yıl öncesinden bilet ayırtmanız tavsiye edilir.

Tıp Doktorları Balosu

Gelenekselleşen Doktorlar Balosu her yıl Hofburg Saray’ında düzenleniyor.Katı bir kıyafet yönetmeliği uygulanıyor.Bayanların cübbe, erkeklerin de pelerin ve smokin giymesi gerekiyor.Balo salonu, bu muhteşem ve özel gece için oldukça gösterişli süslemelerle hazılanıyor.

 

Alicante

Alicente 7 bin yıllık tarihi geçmişi ile İber Yarımdası’nın güneydoğusunda İspanya’da yer alıyor. Muhteşem plajları ve tarihi yapıları ile gezilecek bir çok yere sahip. Madrid şehrinden kara yolu ile gelirseniz, 4,5 saat sürüyor. Beyaz Sahil olarak adlandırılan bölgede, Alicente İspanya’nın en güzel plajlarına sahip. Sessiz  sakin  bir tatil tercih ediyorsanız, Alicente tam size göre…

Küçük bir şehir olmasına rağmen, eşsiz plajları dışında bulundurduğu tarihi yapıları mutlaka görmelisiniz.

Alicante Arkeoloji Müzesi

Benzersiz bir modern dokunuşla, tarih öncesi ve antik döneme ait eserler bu müzede sergileniyor. Muhteşem Santa Barbara Kalesi’nin tepesinde, hem modern hem geleneksel yapısı ile dikkat çekiyor. 2004 yılında Avrupa’da Yılın Müzesi unvanını aldı. Müze, sayısız bilgilendirme panosu ve  projeksiyon efektleri ile 5 ayrı galeriden oluşuyor.

Santa Barbara Kalesi

166 metre yüksekliğinde, Benacantil dağı üstüne konumlanmış kale , muhteşem körfez manzarasına sahip. İspanya’nın en büyük ortaçağ kalelerinden biri.Üç Faklı döneme ait bölümlerden oluşuyor. Üst kısım” La Toretta” 14.yüzyıla ait eski kalıntıları içeriyor. Orta Kısım 16. yüzyılda eklenmiş ve en önemli yapıları içeriyor. Alt bölüm ise 18. yüzyıla kadar uzanıyor. Kaleye Postiguet Plajı’nın karşısında, kayalıkların içine yerleştirilmiş asansör ile çıkabilirsiniz yada araç ile dağa çıkan yoldan ulaşmanız mümkün.

Volvo Ocean Race Müzesi

Alicante Limanı’nda Volvo bölgesinde bulunuyor. Deniz tutkunları ve turistler için oldukça ilgi çekici. Deniz altı dünyasına ait  güzellikleri ve denizcilik tarihi ile ilgili her şeyi bulabilirsiniz.

 

 

Sri Lanka’da Gezilecek Yerler

Sri Lanka, Hint Okyanusu’nda uzanan bir ada ülkesi. Bu tropik adada palmiyelerle kaplı kumsallarda huzuru bulacaksınız. Çok kültürlü yapıya sahip olan ülkede resmi dil Seylanca ve Tamilce. İngilizce de eğitim, ticaret gibi birçok alanda çokça kullanılmakta, yerlilerle anlaşmak çok da zor olmayacaktır. Birçok dine mensup insanı barındıran ülkenin %70’i Budist. Ülkedeki diğer yaygın inançlar ise Hinduizm ve İslam’dır.

Sri Lanka’da Ne Yapmalı?

1) Dünya’nın en inançlı ülkesi seçilmiş bu ülke de çok sayıda antik dönem tapınağıyla karşılacaksınız. Sri Lanka’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Polonnaruwa’yı, ülkenin en iyi korunmuş tapınaklarından olan Dambulla Tapınakları’nı görmeden olmaz.

2) Sri Lanka’nın en kutsal dağı kabul edilen Sri Pada (Adam’s Peak) Budistler için bir ibadet yeri. Burada Buda’nın ayak izinin olduğuna inanılır. Hindular, ayak izinin Shiva’ya ait olduğunu, Müslümanlar ise Hz. Adem’e ait olduğunu ileri sürer. Birçok insan kendi inançlarına göre bu yolculuğa çıkar. Yukarıya tırmanmak 2-3 saat sürebilir, ona göre kendinizi hazırlamakta fayda var.

3) Ülkenin benzersiz doğasında bir yolculuğa çıkmak isteyebilirsiniz. Birçok vahşi hayvanı milli parklarda görmeniz mümkün. Leopar, fil, timsah gibi hayvanları kendi doğalarında görmek güzel bir deneyim olacaktır.

4) Okaliptus ağaçları eşliğinde dağları, tünelleri aşmaya, bir tren yolculuğuna ne dersiniz? Kolombo – Kandy – Nanu Oya – Ella – Badulla rotasında giden trene bilet bulmak zor olabiliyor bunun için yolculuğa çıkmadan bir iki gün önce biletleri almayı ihmal etmeyin.

5) Gerçek hayatınıza dönmeden önce neden kendinize bir iyilik daha yapmayasınız? Ülke’de bir haftadan fazla kalacaksanız gider gitmez bir Ayurvedik terapisi deneyimleyin. Yaşam tarzı ve beslenme alışkanlığınızı değiştirmenize yardımcı olacak rehberinizle yeni bir başlangıç yapabilirsiniz. Çok zamanınınız yoksa da Ayurvedik masajından yararlanabilirsiniz.

Beyrut Turu

Beyrut, Lübna’nın Akdeniz kıyısında bulunan en büyük şehri ve başkentidir. Ülkenin en büyük limanıda burda bulunuyor. Doğunun Parisi  olarak bilinen şehir geniş tarihi ve kültürüyle turistlerin ilgisini çekiyor. Bununla birlikte vizesiz turlar arasında olması sebebiyle, Beyrut turu  çok tercih edilen seyahat adreslerinin başında geliyor.

Gezilecek Yerler

Beyrut sokaklarında  dolaşırken savaştan hasar görmüş bir çok bina göreceksiniz. 1970 li yıllarda başlayan iç savaş Müslüman Hristiyan çatışması olarak tanımlansada, güç para ve iktidar yüzüden olduğunu savunanlar var. Rafic Hariri 1990’lı yıllarda,şehri eski hailen getirmek için çalışmalar başlatıyor.Tarihi binaları eski yapısına uygun olarak yenileniyor. Merkezde bu muhteşem yapıları görmek mümkün.Gezilecek yerler genelde şehir merkezi ve çevresinde toplanıyor.

Hamra müslümanların yaşadığı bölge olarak geçiyor. Lüks evlerin  yanı sıra eski dökük yapılarıda görmek mümkün. Sahilde kordon boyuna Corniche deniliyor. Burada yürüyüş yapabilir bir şeyler içip keyif yapabilirsiniz. Bu sahil şeridinin devamında ,biraz uzakta  Pigeon Rock adı verilen Güvercinlik kayalıklarına giddebilirsiniz.

Merkeze yakın kısımda yer alan Zaitunay Bay da  yürürken lüx yatların ,şık restoranların ve ışıl ışıl binaların arasından geçeceksiniz.

Merkezde lüx mağazalar, şık kafeler ve restoranlar sıralanıyor.Tam ortada Souks de Beirut alış veriş merkezinde dünyaca ünlü markaların mağazalarını bulabilirsiniz.

Beyrut’a gelmişken, geleneksel yemeklerin sunulduğu restoranlarda, Humus, Tabbule, Fattoush yemeden geri dönmeyin.

 

Beyrut gezisi için bir çok acenteden tur fiyatı alıp kıyaslama yapabilirsiniz. Size en uygun tur paketlerini bulup Beyrut seyahatinize hazırlanmaya başlayın. Tatilcity ucuz tur bulmanızda size yardımcı olacaktır.

 

 

Bakü’ye gitmenin tam zamanı

Azerbaycan’ın başkenti Bakü, tarihi ve modern havası ile bir çok yabancı turistin uğrak noktası. İçeri Şeher bölgesi  UNESCO  Dünya Mirasları  listesinde yer alıyor. Son yıllarda inşa edilen  yeni binalar, plazalar sayesinde modern bir görünüme kavuştu. Bakü nün sembol yapıları arasında olan  Flame Tower muhteşem görüntsü ile göz kamaştırıyor.Yabancı ve yerli turistlerin uğrak noktası Bakü  tarihi eserleri, doğal kültürel güzellikleri, denizi ve eğlence kültürü ile büyük ilgi görüyor.

Bakü’de gezilecek yerler

Hazar Denizi Kıyı Bulvarında, 2 km lik yürüyüş yolu, parklar, şık restoranlar ve kafeler yer alıyor. Bir zamanlar sadece kalesi olan küçük bir balıkçı kasabası iken şimdi  modern yapısı ve zengin kültürel dokusu ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası.

İçere Şeher Baküde öncelikle görülmesi gereken surlarla muhafaza edilmiş en eski tarihi bölge.Pek çok tarihi yapıyı da içinde bulunduruyor.

Şirvan Şahlar Sarayı:  Azerbaycan’ın  mimarisine özgü taş içliği ile dikkat çeken yapı 15 yy da inşa edilmiş. Saray tarih boyunca kışla ve hastane olarak kullanılmış. Saraya dahil olan  Minareli Saray Cami, Hamam ve Yahya Bakuvi’nin türbesi aynı alanda yer alıyor.

Kız Kulesi: Bakünün en eski yapılarından olan Kız Kulesini de görmeden geçmeyin. Eskiden Hazar Denizi kıyısında limana hakim olan kale, şimdi iç kısımda kalıyor. Farklı mimari yapısı ile oldukça  dikkat çekici.

Ateşgah: Ateş Mabedi anlamına gelen yapı, Surakhani Kasabasın da yer alıyor. Eski tarihlerde Zerdüşler için önemli bir ibadet yeri olan yapının bazı bölümleri, günümüzde  müze olarak kullanılıyor.

Baku’de, Nizami Gencevi Azerbaycan Edebiyat müzesi, Targovi  Caddesi, Haydar Aliyev Sarayı, Halı müzesi gezilmesi gereken diğer yerler arasında .

Kültürel ve doğal güzellikleri bir arada barından Bakü’yü  merak edip keşfetmek istiyorsanız  Uygun bir tur paketi seçebilirsiniz. Bakü’ye özel indirim kampanyalarını ve ödeme seçeneklerini mutlaka gözden geçirin.

 

UZAKDOĞU ASYA

Bir yere gitmeden önce, yerel halk hakkında bilgi sahibi olduğunuzdan emin
olmanın çok büyük önemi var. Size göre normal olan davranışlar başka
insanları gücendirebilir ve üzebilir.

Uzakdoğu Asya turuna çıkmadan önce bilmeniz gereken  bilgiler

Aman dikkat

İnsanın evreni anlama sürecinde Gök, tanrının mekanı olarak
nitelendirilmiştir. İnsan için ulaşılmazdır. Asya’da Buddha heykelleriyle
bir fotoğraf çekilmek isteyebilirsiniz fakat bunu ayaklarınız yere basarken
yapmanız daha doğru olacaktır.Amna dikkat! Heykellere tırmanmak aklınızın ucundan bile
geçmesin. Yüksekler tanrılara özgüdür.  Tapınaklara girerken de uygun
giyindiğinizden emin olun. Kısa etek veya askısız tişört giyilmesi hoş
karşılanmaz.

Budistlerin çoğunlukta olduğu ülkelerde (Çin, Tayland, Kamboçya gibi)
birinin ya da bir heykelin kafasına dokunmak çok kaba bir davranış olarak
görülür. Bunun sebebi spiritüel açıdan kafanın, bedenin en önemli bölgesi
olarak nitelendirilmesidir. Başınızı koyduğunuz yastıklara oturmaktan da
kaçınmanızda yarar var.

Bedenimizde kafa en kutsal yer kabul edilirken, ayaklar ise en değersiz
uzuv olarak görülür. Rahatlamaya ihtiyacınız olduğunda şöyle güzelce
ayaklarınızı sandalyeye veya masaya uzatmak isteyebilirsiniz fakat bunu
yapmak için Asya uygun bir yer değil. Birine yanlışlıkla ayağınızla
dokunursanız da, hemen özür dileyin.

Yemek çubuklarıyla yemek yerken yapılan en büyük hatalardan biri çubukların
pirinç dolu kaseye dik bir şekilde bırakılmasıdır. Bu cenaze törenlerinde
görebileceğiniz bir şeydir. Çubukları birine doğrultmak çok kaba bir
davranış olarak görülür, çapraz koymak da hoş karşılanmaz.

Asya’da etrafınızdaki kişilere saygı göstermek çok önemlidir. Trenlerde
konuşulmadığını fark edeceksinizdir. Ses tonunuza her zaman dikkat
etmelisiniz, sinirli hareketlerden kaçınmalısınız. Malezya’da iki
ellerinizde cebinizdeyse bu sinirli olduğunuz izlenimi bırakır.

Sizlere bir şey verildiğinde saygı göstermek amacıyla iki elle almaya özen
gösterin. Para alırken bile iki elinizi kullanın. Japonya’da, para
verilirken kasanın önünde bulunan küçük tepsiye bırakılır, bu şekilde ne
olup bittiğini iki tarafta görebilir. Bazı Uzakdoğu Asya ülkelerinde ise
sol elle bir şey vermek veya el sıkışmak için sol eli uzatmak saygısızlık
olarak görülür. Sol el tuvalet ihtiyacı görüldükten sonra temizlenirken
kullanıldığı için, ‘’temiz’’ olan sağ elin kullanılması gerekmektedir.

Davet edildiğiniz yerde eğer yiyecek ve içecek sunuluyorsa bunu kabul
etmelisiniz, aksini yaparsanız kişisel algılayabilirler ve onlarla arkadaş
olmak istemediğinizi düşünebilirler. Biri içki dolduruyorsa yine iki elle
bardağı tutmanız saygı göstergesi olacaktır. Güney Kore’de içkileri
masadaki en küçük kişi doldurur ve içkisini yudumlarken de kafasını başka
yöne çevirerek içer. Eğer fazla içmek istemiyorsanız bardağınızı yarı dolu
bir şekilde bırakmalısınız çünkü boş bardaklar tekrar doldurulur.

Güney Kore’de yapmamanız gereken şeylerden biri de bir kişinin ismini
kırmızı mürekkepli kalemle yazmaktır. Bunun sebebi ölen kişilerin adlarının
aile kaydına kırmızı mürekkepler yazılmasıdır. Eğer yaşayan bir kişinin
ismini kırmızı kalemle yazarsanız bu onların ölmesini istediğiniz anlamına
gelir. Yani doğum günü kartı yazarken kırmızı kalem kullanmamanızda fayda
var.

VİZESİZ KARADAĞ TURU

Aktif tatil yapmayı tercih edenler için  Karadağ çeşitli aktiviteleri ve geniş kapsamlı turları ile mükemmel bir yer. Adrenalin tutkunlarına yönelik aktiviteler dışında, sakin doğa yürüyüşü ve bisiklet turları tercih edenler için de imkanlar sağlıyor.

Sahilden kuzeye doğru ilerlediğinizde, doğa sporu ve aktiviteler için mükemmel yerler bulabilirsiniz. Bozulmamış nehirleri, el değmemiş ormanları, koyu mavi gölleri, mağaraları, derin kanyonları ile muhteşem ve büyüleyici bir doğaya sahip.

Tara Nehri Kanyonu

Durmitor Milli Parkı sınırları içinde, 82 km uzunluğunda, Karadağ’ın en uzun kanyonudur. En derin noktası 1300 metre ile Avrupa’nın en derin nehri olarak biliniyor. 1977 yılında UNESCO Dünya Mirası Alanı listesine dahil olan Tara Kanyonu, bisiklet turları, doğa yürüyüşleri ve rafting tutkunları için elverişli ve eşsiz yerler arasında kanyon içinde 80 den fazla mağara bulunuyor.

Avrupa’nın en yüksek köprüsü ünvanına sahip Tara Köprüsü üzerinden eşsiz manzarayı izlemeden geçmeyin.

Kara Göl

Durmitor Dağının 1500 metre yüksekliğinde bulunan 18 buzul göl arasında yer alıyor. Bir çift gözü andıran göl, Dağların Gözü olarak adlandırılıyor. Gölün çevresinde bulunan 4 km’lik parkurda yürüyüş yapmak, yaz aylarında göle girmek ve manzaranın tadını çıkarmak isteyenler için eşsiz bir güzellik sunuyor.

 

Ostrog Manastırı

Zeta Vadisi’nden 900 metre yukarıda, Beyaz Ostrog Manastırı, milyonlarca ziyaretçiyi çeken önemli kutsal bir yerdir. 1667 yılında orada yaşan bir keşiş olan  Vasilije Ostroşki tarafından inşa edilmiş. Dar ve dolambaçlı yollardan, 3 km’lik bir tırmanış gerçekleştirdikten sonra Ostrog Manastırına varabilirsiniz. Gerda kayalıklarına dik dayanan manastır, Bjelopavlici ovasına bakan muhteşem bir manzaraya sahip.

 

 

ÇİN YENİ YIL

Ay yılına göre yeni yıl Çinlilerin en önemli bayramı. Bu bayram aynı zamanda Bahar Festivali olarak da bilinmekte, Çin’de ‘’chunjie’’ olarak adlandırıldığını duyacaksınız. İnsanlar bu bayramda baharı ve beraberinde getirdiği yeni başlangıçları büyük bir coşkuyla karşılar. Kutlamalar onbeş gün kadar sürer. Kutlamalardan on gün önce hazırlıklar başlar. Çin halkı bu kutlamaları sabırsızlıkla bekler.

Hazırlıklar evin içini ve dışını iyice temizlemekle başlar, her yer dip köşe temizlenir. Temizliğin ardından yeni yıl için alışverişe çıkılır, hem mutfak alışverişi yapılır hem de insanlara vermek için hediyeler alınır. Evlere özel olarak hazırlanmış kağıtlar asılır. Bu kağıtlar kırmızı renktedir bunun sebebi kırmızı rengin efsanevi canavarı korkutup kaçırdığına inanılmasıdır. Bu efsanede Nian adındaki canavar her yıl kış sonuna doğru köylere gelip, köylülere kötü anlar yaşatırdı. Fakat bu canavarı kaçırmayı başaran üç şey olduğu farkedildi: kırmızı renk, maytap ve ateş. Her ev kapısının yanına kırmızı kağıtların üstüne yazdıkları şiirleri asar. Pirinç kekleri bayramdan bir gün önce hazır hale gelir ve mutlulukla yenir. Hazırlıklar tamamlanır. Eve bayram havası hakim olmaya başlar ve akşamında sofrada mantı yerini alır, pirinç kekleri de sofranın olmazsa olmazlarıdır. Gece uyumamakta gelenekler arasındadır. Yeni yılın başlangıcında yaptığınız her şeyin, gelecek yıldaki şansınızı etkilediğine inanılır.

Yeni yılın geldiğini, Nian’ı korkutup kaçırmak için atılan maytabın sesinden anlayabilirsiniz. Ailecek coşkuyla beklenen yeni yıl gecesinde muhteşem yemekler sofrayı donatır. Bu önemli günde Çinliler birçok şeyi yapmaktan kaçınır. Saçları ve kıyafetleri yıkamanın iyi şansı götürdüğü, yerlerin süpürülmesinin bolluğu uzaklaştırdığı düşünülür.

Yeni yılın ilk gününden herkes bayramlaşmaya başlar, hediyeler verilir. Arkadaşlara genelde çay seti, alkol, meyve vb. şeyler verilir. Yaşça büyüklere ise onları sıcak tutacak kıyafetler verilebilir. Çocuklar yaşlıların bayramını kutlar ve yaşlılar çocuklara kırmızı zarflar içindeki bayram harçlıklarını verirler. İyi şans getirdiğine ve çocukları kötülüklerden koruduğuna inanılır.
Şeker, okul için araç gereçler veya oyuncak verilmesi de hoşlarına gider.

Yeni yılda aile ziyareti dışında tapınak ziyareti de yapılır. Şehirin sokaklarında atıştırmalıklar ve geleneksel eşyalar satışa sunulur. Heyecanla beklenen yeni yıl etkinliklerinde yüzlerce havaifişek atılır. Festival zamanı Çinlilerle etkileşime geçmek için en güzel zamandır. Fakat unutmamak gereklidir ki bu zamanlar Çin’de ulaşım yolları fazlasıyla kalabalık olmaktadır.

Mauritius

Mauritius, Afrika kıtasına bağlı bir ada ülkesidir Madagaskar’ın doğusunda Hint Okyanusu’nun güney batısında yer alır. Volkanik faliyetler sonucu oluşan ada mükemmel doğası ve denizi ile büyüleyici bir güzelliğe sahiptir.

Bu cenneti keşfettikten sonra biraz da yerel lezzetlerinin tadına bakalım.

Mauritius’da ne yenir?

Egzotik sebze, meyveleden  ve deniz ürünlerinden oluşan bir mutfağa sahip. Turistik restoranlarda Fransız mutfağı ön planda. Şehir merkezinde yerel insanların gittiği restoranlarda, çin ve hint mutfağının izlerini görmeniz mümkün. Pirinç oldukça fazla kullanılıyor. Daha önce hiç tatmadığınız sosları deneyebilirsiniz. Dholl pori adada çok sevilen bir yiyecek. Gözlemeye benzer bir hamur içine et,sebze karışımı ve bolca acı sos eklenerek hazırlanıyor.

Çok çeşitli egzotik meyvelerin yetiştiği adada, farklı karışımlarla lezzetli meyve suları hazırlanıyor. Jamalak ve Jambon meyvesinin tadına mutlaka bakın.

Taze meyve, sebze, et ve balık almak isterseniz limanda bulunan  Port Louis pazarına gidebilirsiniz. Pazarda, çeşitli baharatlar, meyve turşuları, acılı kek ve daha bir çok ürünün tadına bakma fırsatı yakalayıp alış verişinizi yapabilirsiniz.

Tatlı sevenler yaşadı! Vanilyanın çokça yetiştiği adada,  dondurma ve tatlılar egzotik meyvelerle süslenip, vanilya ve rom ile tatlandırılıyor.Yemeklerden sonra tatlı almayı unutmayın.